Görüş

Eczane yazılımı kaydeder mi, söyler mi?

İşlemleri kaydetmekle yetinen yazılım ile bugün neye bakılması gerektiğini gerekçesiyle gösteren yazılım arasındaki farkı ve bu yaklaşımın nerede durması gerektiğini tartışıyoruz.

Yayın tarihi
Yazar
Medula Yazılım İçerik Ekibi
01Özet

Eczane yazılımı kaydeder mi, söyler mi?

İşlemleri kaydetmekle yetinen yazılım ile bugün neye bakılması gerektiğini gerekçesiyle gösteren yazılım arasındaki farkı ve bu yaklaşımın nerede durması gerektiğini tartışıyoruz.

Kaydetmek neden artık yeterli değil?

Eczane yazılımlarının büyük kısmı sağlam birer kayıt defteridir. Satış, alış, iade ve stok hareketleri eksiksiz tutulur; ihtiyaç duyulduğunda rapor alınır. Sorun, bu raporların genellikle eczacı soru sorduğunda çalışmasıdır. Hangi ürünün miadı yaklaşıyor, hangi kurumun ödemesi gecikti, hangi kalem kritik seviyenin altına düştü gibi soruları sormayı hatırlamak ve doğru raporu açmak eczacıya kalır. Yoğun bir günde en kolay aksayan iş de bu hatırlama işidir. Sonuçta veri sistemde durur ama karar zamanında verilmez. Kaydeden yazılım geçmişi doğru anlatır; bugün ne yapılması gerektiği konusunda ise sessizdir. Bu sessizlik verinin azlığından değil, yazılımın rolünün dar tanımlanmasından kaynaklanır.

“Söyleyen” yazılım pratikte ne demek?

Söyleyen yazılım derken kastedilen, ekranı uyarılarla dolduran ya da her işlemden sonra öneri penceresi açan bir sistem değildir. Kastedilen, verinin içinden olağan dışı olanı ayıklayıp eczacının önüne kısa, önceliklendirilmiş ve gerekçeli bir liste koyan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın üç bileşeni vardır ve üçü birlikte olmadıkça işe yaramaz. İstisna olmadan her şey önemli görünür, öneri olmadan liste yalnızca bir başka rapordur, gerekçe olmadan ise öneriye güvenmek için bir neden yoktur. Bu üçlüden biri eksik kaldığında eczacı ya gürültüyle boğuşur ya da listeyi görmezden gelmeyi öğrenir.

  • İstisna

    Normalden sapan durumu ayırmak: beklenenden hızlı eriyen bir kalem, vadesi geçen bir alacak, miadına az kalmış bir parti.

  • Öneri

    Sapmaya karşılık gelen somut bir eylem: sipariş miktarını artırmak, kurumu aramak, partiyi öne almak.

  • Gerekçe

    Önerinin hangi veriye dayandığını açıkça göstermek: hangi dönem, hangi karşılaştırma, hangi eşik.

Bir sabah ekranı neye benzemeli?

Somut düşünmek için güne başlarken eczacının göreceği tek bir ekranı hayal edelim. Bu ekran on beş raporun özeti değil, en fazla beş altı maddelik bir iş listesidir. Her madde bir cümlelik durum, bir cümlelik öneri ve tıklandığında açılan gerekçeden oluşur. Liste önceliğe göre sıralanır: hastayı doğrudan etkileyen stok sorunları en üstte, nakit ve alacak konuları ortada, verimlilikle ilgili gözlemler en altta yer alır. Önemli bir ayrıntı daha var: bir madde ele alındığında ya da bilinçli olarak ertelendiğinde listeden düşmeli ve bu karar kaydedilmelidir. Aksi halde liste her sabah aynı maddeleri tekrarlayan bir duvara dönüşür. Aşağıdaki örnekler tamamen temsilidir.

  • Kronik tedavide sık kullanılan bir kalemin stoku, son dört haftanın ortalama tüketimine göre üç gün içinde bitecek; sipariş önerisi ve dayandığı tüketim verisi.
  • Bir kurumun ödemesi, geçmiş ortalamasına göre iki hafta gecikti; tahsilat takibi önerisi.
  • Miadına 60 gün kalan bir parti mevcut satış hızıyla tükenmeyecek; öne alma ya da iade seçeneğinin değerlendirilmesi.
  • Dünkü kapanışta kullanıcı bazlı iptal sayısı olağan aralığın dışına çıktı; işlem kayıtlarını gözden geçirme önerisi.

Gerekçesiz öneri neden gürültüdür?

Bir yazılımın “bu üründen 40 kutu sipariş ver” demesi, nedenini göstermedikçe eczacı için pek bir şey ifade etmez. Deneyimli bir eczacı, yazılımın göremediği pek çok şeyi bilir: yan sokaktaki hekimin izne çıktığını, bir hastanın tedavisinin değiştiğini, deponun o kalemde sorun yaşadığını. Gerekçe görünür olduğunda eczacı öneriyi kendi bilgisiyle hızla sınayabilir; yazılımın kullandığı veri eksikse bunu fark eder ve öneriyi düzeltir ya da reddeder. Gerekçe gizli olduğunda ise iki kötü sonuçtan biri ortaya çıkar: ya öneriler körü körüne uygulanır ya da tamamen görmezden gelinir. Her ikisi de söyleyen yazılım fikrini anlamsız kılar. Bu yüzden iyi bir öneri, kendisini reddetmeyi de kolaylaştırmalıdır.

Sınır nerede: kararı kim verir?

Söyleyen yazılım fikrinin en önemli kısmı, neyi söylememesi gerektiğidir. Eczanede klinik karar, hasta danışmanlığı ve mesleki sorumluluk eczacıya aittir; hiçbir yazılım bu sorumluluğu devralamaz. Yazılımın alanı operasyoneldir: stok, nakit, süreç ve istisnalar. Bu alanda bile son söz eczacınındır; yazılım yalnızca dikkat çeker ve bir seçenek önerir. Bu ayrımı net tutmak hem mesleki açıdan hem de güven açısından gereklidir. Kendi sınırlarını bilen bir sistemi eczacı gerçekten kullanır; her konuda söz söyleyen bir sistemi ise bir süre sonra susturur. ErgoAIX'i geliştirirken benimsediğimiz ilke de budur: yazılım dikkat çeker ve gerekçesiyle seçenek sunar, kararı ve sorumluluğu eczacı taşır.

  • Yazılım: istisnayı ayıklar, önceliklendirir, gerekçesiyle öneri sunar.
  • Eczacı: öneriyi kendi bilgisiyle sınar; uygular, değiştirir ya da reddeder.
  • Klinik değerlendirme ve hasta danışmanlığı yazılımın alanı dışındadır.
02SSS

Sıkça sorulan sorular

Söyleyen yazılım daha fazla uyarı penceresi anlamına mı gelir?

Hayır, tam tersi. Amaç uyarı sayısını artırmak değil, önemli olanı ayıklayıp az sayıda ve gerekçeli madde halinde sunmaktır. Satış akışını kesen pencereler bu yaklaşımın parçası değildir.

Yazılımın önerisi yanlışsa ne olur?

Gerekçe görünür olduğu sürece eczacı bunu hızla fark eder ve öneriyi reddeder. Bu nedenle iyi bir sistem reddetmeyi kolaylaştırmalı ve reddedilen önerileri sonraki değerlendirmelerde hesaba katabilmelidir.

Bu yaklaşım klinik kararlara da uzanır mı?

Uzanmamalıdır. Klinik değerlendirme, doz ve etkileşim konularında karar ve sorumluluk eczacıya aittir; yazılımın rolü stok, nakit ve süreç gibi operasyonel alanlarla sınırlıdır.

Devam

Bunları da inceleyebilirsiniz

Sorularınızı doğrudan uzman ekibe sorun

Blogda yer almayan bir konu varsa destek hattımız yanıtlıyor.

0850 222 4 555 · info@medulayazilim.com · Yenişehir / Mersin